Fakültemiz Can Sağlığı Topluluğu tarafından düzenlenen “Günde 10 Bin Adım” etkinliği, akademisyenlerimizin yürüyüşün fiziksel ve ruhsal sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dair bilgilendirici sunumlarıyla gerçekleştirildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, çeşitli yarışmalar ve etkinliklerle renklendi. Günün sonunda düzenlenen ödül töreni ile etkinlik başarıyla tamamlandı.
Haberler
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hasan Öksüzoğlu, belirli yaş grubundakiler ile kronik rahatsızlığı bulunanlara grip aşısı yaptırmaları tavsiyesinde bulundu.

Öksüzoğlu, AA muhabirine, kış ve bahar aylarında gribe bağlı rahatsızlıkların arttığına dikkati çekti.
Gribin, influenza virüsünün yol açtığı bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Öksüzoğlu, "Bu hastalık her yıl dünyada 250-300 milyon kişiyi etkiliyor. 250-500 bin kişinin de ölümüne sebep olan bu rahatsızlık, aslında aşıyla önlenebilir bir hastalıktır." dedi.
Gribin damlacık yoluyla bulaştığını, öksüren ve hapşıran kişinin milyonlarca damlacığı etrafa yaydığını anlatan Öksüzoğlu, "Bu damlacıkların da gözümüzle, ağzımızla, burnumuzla, mukozalarımızla temasıyla hastalık diğer insanlara bulaşır. Solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Bunun için öksürürken, hapşırırken ağzımızı mutlaka kapatmalıyız. Gripli bir kişi virüsü yaymamak için hapşırırken, öksürürken ağzını mendille veya kolunun içi ile kapatmalıdır. Ellerimize hapşırmamak sağlığımız açısından önemlidir. Çünkü insanlar elleriyle virüsü etrafa daha kolay yayabilmektedir." diye konuştu.
Hastalığın anlaşılmasının çeşitli yolları olduğunu belirten Öksüzoğlu, "Grip olduğumuzu ani başlayan ateş, ateş yüksekliği, kas ve eklem ağrıları, öksürük gibi belirtilerden anlayabiliriz. Bunu diğer hafif solunum yolu enfeksiyonlarından ayıran en önemli özellik, ağır kas ve eklem ağrılarıdır." ifadelerini kullandı.
Öksüzoğlu, risk altında bulunan grupların dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Grip tüm yaş gruplarını etkiler. Özellikle 50 yaş üstündekiler, 5 yaş altındakiler, kalp rahatsızlığı, böbrek rahatsızlığı, karaciğer yetmezliği, kanser hastaları ve immün yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlar grip açısından risk altındadır. Gribe yakalanmamanın yolu için sık el temizliği, sağlıklı beslenme, mevsimine göre giyinme, kişisel hijyenimize dikkat edilmesi, en önemlisi de risk grubundaki kişilerin aşılanmasıdır. Grip aşısının ekim ayına kadar yapılması gerekir. Gebeler, 6 ay ile 5 yaş arası çocuklar, 50 yaş üzeri insanlar, kronik hastalığı, özellikle kronik akciğer hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, immün yetmezliği bulunanların, kanser hastalarının mutlaka aşı olması gerekir."
Kaynak: AA
Fakültemiz Dönem 6 öğrencileriyle, fakülte yönetimi ve öğretim üyelerimizin katılımıyla düzenlenen iftar programında bir araya gelerek, birlikte geçirdiğimiz altı yılın genel değerlendirmesini yapma ve mesleki yolculuklarına dair gelecek hedeflerini paylaşma fırsatı bulduk. Samimi ve anlamlı bir atmosferde gerçekleşen programda, öğrencilerimizin deneyimleri, beklentileri ve önerileri dinlenerek güçlü bir bağ ve ortak vizyon oluşturuldu.
Fakültemiz tarafından düzenlenen iftar programında öğrencilerimiz ile akademik ve idari personelimiz bir araya geldi. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen programda fakültemiz mensupları aynı sofrayı paylaşarak birlik ve beraberliğin güzel bir örneğini sergiledi. Samimi bir ortamda gerçekleşen iftar programı, öğrencilerimiz ile akademik ve idari personelimizin kaynaşmasına katkı sağlayan anlamlı bir buluşma oldu.
Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kornea cerrahisi alanında önemli bir gelişmeye imza atılarak 06 Mart 2026 tarihinde Descemet Membran Endotelyal Keratoplasti (DMEK) ameliyatı Kastamonu’da ilk kez başarıyla uygulanmıştır.
Söz konusu ileri kornea cerrahisi, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Erdem Yüksel tarafından gerçekleştirilmiştir.
Cerrahi program, Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zübeyir Yozgat’ın koordinasyonunda yürütülmüş olup, süreçte öğretim üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Berire Şeyma Durmuş Ece, Dr. Öğr. Üyesi Kaan Özkan ve Dr. Öğr. Üyesi Barış Kömür de yer almıştır.
Gerçekleştirilen bu cerrahi uygulama ile birlikte, kornea endotelyal hastalıklarının tedavisinde ileri tekniklerden biri olan DMEK cerrahisinin Kastamonu’da uygulanmaya başlanması, bölge hastalarına sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Aynı zamanda bu tür ileri cerrahi uygulamaların klinik pratiğe kazandırılması, üniversite-hastane iş birliği çerçevesinde hekimlerin ileri cerrahi teknikler konusunda deneyim kazanmasına ve akademik gelişime katkı sağlamaktadır.
“Bölgemizde ileri kornea cerrahisi uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zübeyir Yozgat, kornea cerrahisinde modern tekniklerin klinik uygulamaya kazandırılmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Kornea endotelyal hastalıklarının tedavisinde günümüzde en gelişmiş yöntemlerden biri olan DMEK cerrahisinin kliniğimizde uygulanmaya başlanması, hem bölge hastalarımızın ileri tedavilere erişimi açısından hem de kliniğimizin cerrahi kapasitesinin gelişimi açısından önemli bir adımdır. Bu tür ileri cerrahi uygulamaların kliniğimizde yaygınlaştırılması ve genç hekimlerin bu teknikler konusunda deneyim kazanması yönündeki çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.”
DMEK Cerrahisi Hakkında
Descemet Membran Endotelyal Keratoplasti (DMEK), korneanın en iç tabakasını oluşturan Descemet membranı ve endotel tabakasının hastalıklı olduğu durumlarda uygulanan ileri bir lameller kornea nakli yöntemidir.
Bu cerrahi teknikte klasik tam kat kornea nakillerinden farklı olarak yalnızca hastalıklı tabaka değiştirilir. Bu sayede;
- Daha hızlı görme rehabilitasyonu
- Daha düşük rejeksiyon riski
- Daha iyi görme kalitesi
- Daha küçük cerrahi kesi
gibi önemli avantajlar sağlanmaktadır.
DMEK cerrahisi özellikle Fuchs endotelyal distrofisi ve psödofakik büllöz keratopati gibi kornea endotelyal yetmezliği ile seyreden hastalıkların tedavisinde günümüzde tercih edilen modern cerrahi yöntemlerden biridir.









































